Tanrılar Okulu

Tanrılar Okulu
Size ‘öğretilen ve anlatılan dünyanın’, anlatıldığı gibi olduğunu söyleyenler sadece anlatanlardır. Korkmanız, çekinmeniz, endişe etmeniz gerektiği söylenen her şey, bu betimlemenin pençesindeki insanların fikirleridir. Oysa bunlar olumsuz duygulardır ve hiçbiri dünyaya geldiği haliyle insanın mayasında olan hisler değillerdir. İnsan korkusuz doğar. Korku, zorla ‘öğretilir’.
Hayatınızda önünüze çıkan herkesin özel bir görev ile karşınıza geldiğine emin olun. Ve ona varlığı için teşekkür edin. Özellikle düşmanınızsa.

Herkes sizi gösterir. Çünkü herkesi siz yarattınız. Bu dünyayı siz yarattınız. Bu sizin dünyanız. Telefondaki arkadaşınız sizsiniz. Çalışanlarınız, üstleriniz, aileniz, hepsi sizsiniz. Yay da, ok da, hedef tahtası da; hepsi sizsiniz.
Önünüzde gelecek varken, geçmişle uğraşmayın. Ama geleceği de yeni bir ‘eski geçmiş’ yaratmak için yaşamayın. Onu şekillendirin; bu kez şekillendirin; geçmişinizin tekrarlarından kurtulun.

Mea Culpa… Başınıza gelmiş ve gelecek her şeyin tek sorumlusunun kendiniz olduğu gerçeğiyle barışmayı reddettiğiniz her gün tedavi süreciniz gecikecek, ‘yeni bir eski geçmiş’ için her seferinde yeni bir adım attığınızla kalacaksınız.
Gerçek, düş artı zamandır. İnanmak için görmeyi beklemeyin. İnanın ki, görebilin.
Dünyadaki en büyük ekonomik gerçek ‘mutluluk’tur. Ekonominin tanımı Mutluluk’tan başka hiçbir şey değildir. Her zaman iyi bir ekonomist olun.

Düşleyin, düşleyin, düşleyin… Düş, var olan en gerçek şeydir.

Kitabın içinden

Şömineye bir göz attım. Yalazların parlaklığı gözlerimi kamaştırdı, öyle ki başımı çevirmek ve yaşarmasını önlemek için gözlerimi kapatmak zorunda kaldım. ‘O’ şöminenin yanındaydı; sırtı bana dönüktü. Duvara vuran gölgesine baktım. Odanın, uzak ateşin çok az aydınlanan her iki yan duvarı, eski pencereleri karanlığa dikilmiş gözler gibi çevreleyen muhteşem taş kemerlerle kaplıydı. Doğu yönündekinden, sökecek şafakla renklenmiş göğün bir kısmını gördüm.

Bir göl gibi gözüken beyaz döşemenin üzerinde, tam sakınarak birkaç adım atmaya başlamışken, tüm hareketlerimle düşüncelerimi donduran, dehşet veren, gür sesini işittim.

Arkasına dönmeden, “Çok kötü bir durumdasın!” dedi. “Böyle olduğunu içeri girişinden, yürüyüşünden, hatta duygularının bunlardan önce gelen kokusundan anlayabiliyorum.

Aklında çok fazla, sürüyle düşünce var. Bu halinle nereye varacağını sanıyorsun? Öyle karman çormansın ki yaşamını bir yazman olarak sürdürmekte çok zorlanacaksın.”

Ani bir vuruştan kendimi sakınmak istercesine, “ Ben bir yazman değilim” diye sertçe yanıtı yapıştırdım. Kim olursa olsun aramızda uygun bir mesafe korunmalıydı. Ancak sözlerimin bütün gücü, duvarların yalıtım kaplamalarında söndü. Üzerime bilinmeyen bir korku çökmüştü, sesim karşılık vermeye pek hafif çıktı: “Ben bir yöneticiyim!” (Sayfa 3)

Kitabın Künyesi

Yazarı: Stefano E. D’ANNA
Yayınevi: Alteo Yayınları
Çeviren: Şükrü Zafer Serinken
Türü: Felsefe
Sayfa Sayısı: 370
ISBN: 975923404-1
Basım Tarihi: 2004 – Aralık

9 Yorum “Tanrılar Okulu” kitabı için »»

  1. Yorum Yazan: Rukiye Altunbaş | 01/17/06 saat 2:48 pm

    Kendimdeki olumsuzlukların farkına dört yıl önce vardım.Başlalarını eleştirmek yada düzeltmeye çalışmak yerine kendimi değiştirmeye ve geliştirmeye karar verdim.O günden bu yana hayatımda olumlu yönde bir çok değişiklik oldu.Bazen çuvalladığım oluyor.Ama yeniden motive olup hayatıma devam ediyorum.Bu konuda okuduğum kitapların bana çok yardımı oldu.Şimdi Tanrılar Okulu’nu okuyorum. Bu kitabın hayatıma çok şey katacağına inanıyorum, tam anlamıyla SÜPER….BİR KİTAP.

  2. Yorum Yazan: vural dindar | 02/06/06 saat 3:47 pm

    içimde kaybettiğim ‘’ben'’i bu kitapta buldum.gerçekten hayatta kaybettiklerimi bu kitap sayesinde buldum öss de herkese başarılar

  3. Yorum Yazan: ebru karanfilci | 02/11/06 saat 5:16 pm

    zamanı iyi değerlendirin biran evvel okuyun öğrenmek için görmek için duymak için hipnozdan çıkmanın zamanıdır yaşamınızı altüstedin

  4. Yorum Yazan: rafet çınar | 03/04/06 saat 5:11 pm

    kitapta dediği gibi kitabıda nasıl anlamak istiyorsak öyle anlıyoruz.

  5. Yorum Yazan: MERVE | 07/18/07 saat 5:50 pm

    sindire sindire okumak lazım.gerçekten mükemmel bir kitap!

  6. Yorum Yazan: maviland | 07/26/07 saat 1:35 pm

    İnsan hayatında köklü değişimlere neden olan çok az şey vardır.Tanrılar Okulu yaşamımda köklü değişikliğe neden olan ikinci kitaptır.HİŞBİRŞEY ve HERŞEYİN olduğu o yere ulaşmama neden olduğu için emeği geçen herkese minnet duyuyorum.

  7. Yorum Yazan: ayla ebcin | 10/02/07 saat 8:24 pm

    pozitif düşünce konusunda birçok kitap okudum ve okumaya devam ediyorum. Bu kitaba yeni başladım, acele etmeden sindirerek okumaya çalışıyorum. Herşeyin düşüncelerimizde başladığı ve geleceğimizi şekillendirmede çok etkili olduğunu yaşayarak öğreniyorum. Olumlu düşüncenin gücü tartışılmaz. Ama bunu ne kadar uygulayabiliyoruz? Hayatın tüm karmaşası içinde bunu başarmak mümkün mü? Bundan sonraki zamanımı, geleceğimi şekillendirmeyi adım adım öğrenmeye çalışıyorum ve bu kitabın da bana bu hedefimde yol göstereceğine inanıyorum. İlk adım bu felsefeye inanmak, sonra izin vermek ve hergün pratik yapmak. Okumaya başlamadıysanız bir an önce almaya çalışın ve okumasya başlayın.

  8. Yorum Yazan: figen esmeray | 10/19/07 saat 5:46 pm

    kitabı okuyun,hiçliği hissedin,aslında renklerin sizde değil bütün renklerin siz olduğunuzu görün

  9. Yorum Yazan: H.Gökçen ÖNAL | 10/29/07 saat 7:00 pm

    Stefano Elio D’Anna mükemmel bir yazar.Tanrılar okulunu okumadım fakat,DÜŞ ÖĞRETİSİ’ni okudum.Düş Öğretisi de Tanrılar Okulundan alıntı hatta aynısı diyebilirim.. Tanrılar okulu isimli eserinin “DREAMER” karekterinin ,bu kitap boyunca söylediği sözlerden oluşuyor.Hherkeze tavsiye ediyorum.Aldığım gün bitirdim bir solukta.Bu kitabın hayranı oldum,etkisinden kurtulamadım..

Yorumunuz »»