Oyun ve Senaryo Yazma Tekniği

Oyun ve Senaryo Yazma Tekniği
“Oyun ve Senaryo Yazma Tekniği”, Turgut Özakman’ın, 51 yıllık yazarlık, 36 yıllık öğretmenlik birikiminin ürünü olan bir kitap; yalnız öğrencilerin ve dramaturgların değil, oyun ve senaryo yazmak isteyen herkesin yararlanabileceği özgün bir çalışma.
Kitapta, birçok örnekle desteklenmiş olarak, konu bulmakla ilgili bütün yöntemler, karakter yaratmanın yolları, drama sanatının başlıca teknik ve estetik sorunları ve çözümleri, pratik bir anlatımla açıklanmaktadır.
Tiyatro oyunu ve senaryo yazma teknikleri hakkında hayli eser var. “Oyun ve Senaryo Yazma Tekniği ise, bütün dramatik yazarlık dallarını (tiyatro ve radyo oyunu ile televizyon ve film senaryosunu) kapsayan, ortak ve farklı temel özellikleri ve teknikleri birarada anlatan ilk çalışmadır.

(Okumaya devam et…)

Aşkla Yaratılan Markalar - Passion Branding

Aşkla Yaratılan Markalar
Güçlü Markalar Yaratabilmek İçin Duyguları Ateşlemenin Yolları

Sponsorluk rüştünü ispatladı.Dünyada sponsorluk çalışmalarına heryıl 25 milyar dolar harcanıyor.Bu kadar büyük bir paranın harcanmasının sebebi, doğru kullanıldığında ve yönetildiğinde sponsorluğun şirketlere, diğer pazarlama iletişimi çalışmalarının hiç birinin sunamayacağı kadar etkili sonuçlar sağlanması…
Bu kitabı okuduktan sonra marka yaratma ve güçlendirme konusunda sponsorluğa, sosyal sorumluluk çalışmalarına ve duyguları harekete geçiren diğer pazarlama iletişimi faaliyetlerine güvenmek için elinizde sayısız neden olacak.

Kitabın içinden

Tutkuyu markalaştırma, gerçekten bütünleşik bir iletişim kampanyasına başka pek çok paha biçilemez fırsatlar sağlar. Geleneksel medyanın, tek bir seferde bir alandan daha çok alanda etkili olma yeteneği genellikle kısıtlıdır ve sıklıkla diğerini harcamak pahasına öbüründe etkili olur. Örneğin bir satış etkinliği, kısa bir süre kazançta zirve sağlayabilir ama bu, genelde marka değerini harcama pahasınadır. Tutkuyu markalaştırma, hem zamanla artan gelirle beraber güçlü markalar oluşturma konusunda hem de başka pek çok amaca ulaşma konusunda eşsiz bir yeteneğe sahiptir. (Sayfa 81)

(Okumaya devam et…)

Erguvan Kapısı

Erguvan Kapısı
Kurtarmak için kayıp ruhunu şehrin gizli, viran bir kapıdan giriyor erguvan kapısından başında erguvan tacı erguvan giyinmiş yaraları erguvan münkir bir kesişin gölgesinin ardından kutsal bilgeliğe doğru yürüyor.

Kitabın içinden

Erguvan mevsimi olduğunu unutmuştum. Nisan sonu, Mayıs başı geldi mi, Beylerbeyi Korusu’ndaki eski ahşap köşke erguvan seyretmeye giderdik. Orası, babamın en çok sevdiği ama en az kullandığımız evdi. Koruluğun tepesine doğruydu. Yeri çok ücraydı, yolu çok sapaydı. Annem benim okulumun uzaklığını, evin bakımsız ve rutubetli oluşunu, oldukça serin geçen nisan günlerinde iyi ısınmamasını, çevrenin yalnızlığını bahane eder, babamın ısrarlarına dayanamayıp gittiğimizde de hemen dönmek isterdi. Genç aşığını özlerdi de ondan belki. Erguvanlar, sık ağaçlarla çevrili bahçedeki masanın beyaz örtüsünün üzerine, annemin siyah saçlarına, omuzlarımıza, yerlere dökülür, bahçenin yollarına erguvan çiçeğinden bir halı döşenmiş gibi olurdu. O kadar güzeldi ki, yere yatıp pembe-mor çiçekleri avuç avuç yemek, karşısında çaresiz kaldığım güzelliği içime doldurmak isterdim. (sayfa 20)

(Okumaya devam et…)