23

Ekim
2011

Necip Fazıl Kısakürek Vasiyeti

Yazar: kmkerol  |  Kategori: Kitap Tanıtımları  |  Yorum: Yok   |  

necip fazıl kısakürek1 — Bu vasiyet, çoluk-çocuğumun ve şahsî yakınlarımın dar ve hususî kadrosundan ziyade, onların da içinde olduğu geniş ve umumî zümreyi muhatap tutuyor. Başta gerçek Türkün ruh köküne bağlı yeni gençlik, şu kadar yıllık mücadele hayatımda beni okumuş veya_ dinlemiş her fert, kısaca Allah ve Resulüne perçinli herkes… Onlara hitap ediyorum ve dileklerimin yerine getirilmesi için gerekli çalışmayı işte bu yeni gençliğe ısmarlıyorum! Eğer üzerilerinde bir hakkım varsa, Hesap Gününde tek tek sorumludurlar. Emanetim, beni seven ve İslâm dâvasında bir hak sahibi olduğumu kabul eden herkese…

2 — Fikir ve duyguda vasiyete lüzum görmüyorum. Bu bahiste bütün eserlerim, her kelime, cümle, mısra ve topyekûn ifade tarzım vasiyettir. Eğer bu kamusluk bütünü tek ve minicik bir daire içinde toplamak gerekirse söylenecek söz «Allah ve Resulü; başka her şey hiç ve bâtıl» demekten ibarettir.

3 — «Büyük Doğu -b.d. Yayınları-» kitabem kuruluncaya kadar şunun bunun neşrettiği eserlerim arasında mukaddes ölçülere karşı küçük ve hafif çapta laubali, dikkatsiz ve ciddiyetsiz, hürmet ve haşyetten mahrum ne varsa —isterse nokta veya virgül olsun— onları reddediyor, malım olmaktan çıkarıyor ve bütün sorumluluğumu, bundan böyle kendi idare, murakabe ve firmam altında çıkaracağım eserlere bağlıyorum. İnşallah Hak bana onları dünya gözüyle bütünleşmiş ve tamamlanmış gösterir, arkamdan gelecekler de bu örneklere göre devam ederler, virgül oynatmaktan bile çekinirler. İslam’a pazarlıksız ve sımsıkı bağlamadan önceki şiirlerim ve yazılarım arasında hattâ küfre kadar gidenler ise, çoktan-beri eser çerçevem dışına çıkarıldığı, her birinden ayrı ayrı istiğfar edildiği ve çöp tenekesine atıldığı için, nereden nereye geldiğimi göstermekte bile kullanılmamalı ve onlarla müminleri benden çevirmek isteyeceklere —çok denenmiştir— şu cevap verilmelidir: «Koca Hazret-i Ömer bile Allah’ın Resulünü öldürmeye davranmış ve peşinden bütün sahabîlerin, derecede ikincisi olmak gibi bir şerefe ermiştir. Hiç ona bu ilk davranışından ötürü sonradan dil uzatan olmuş mudur? Belki o noktadan bu noktaya gelmekte faziletlerin en büyüğü vardır.»

Eserlerim mevzuunda vasiyetim kısaca şu: İlk yazılarımdan birkaçı asla benim değil; sonrakiler de, en dakik şeriat mihengine vurulduktan, yani nasib olarsa tarafımdan bütünleştirildikten sonra benim… Bir kısmını şimdiden tamamlamış bulunduğum eserlerim üzerinde bu ölçüyü devam ettirmek ve en titiz murakabeyi sürdürmek borcu ise, mirasçılarımın ve manevî mirasçım gençliğin… Ben öldükten sonra kim ve ne suretle eserlerim üzerinde gizli bir tasarrufa kalkar da ölçüyü hafifçe bile olsa örselerse, tezgâhını başına yıkınız! En büyük korkularımdan biri, nice müellifin başına geldiği gibi, ölümümden sonraki tahriflerdir.

4 — Beni, ayrıca hususî vasiyetimde gösterdiğim gibi, İslâmî usullerin en incelerine riayetle gömünüz! Burada, umumî vasiyette de belirtilmesi gereken bir noktaya dokunmalıyım: 1935 yılında, Mürşidim ve Kurtarıcım Esseyyid Abdülhakîm Efendi Hazretlerine, bir yazımı okumuştum. Bu yazı, kendilerini tanıdıktan sonraki dünya görüşüme ait olarak, zamanenin bize aykırı, meşhur bir gazetesinde çıkmıştı ve Türkün tarih muhasebesini İslâmî tefekkür noktası etrafında çerçeveliyordu. Yazıyı ellerine aldılar, kalem istediler ve üstüne öz elleriyle «altın ile yazılacak yazı» buyurdular. İşte hususî zarfında duran bu kesilmiş makaleyi, bütün eserlerimin tasdiknamesi olarak kefenime iliştirsinler…

16

Ekim
2011

Süpermen ve Uğur Böceği

Yazar: kmkerol  |  Kategori: Kitap Tanıtımları  |  Yorum: Yok   |  

süperman ve uğur boceğiAhmet Şerif İzgören’in bu kitabında hayattan ders almamız gerekn bazı kesitler yer alıyor. En ufak şeylerle nasıl mutlu olabilir bu hikayelere bakarak sahip olduklarımıza şükür etmemiz gerektediği çok belirgin şekilde vurgulanıyor.

Kitabın arka kapağında alt tarafta ilgimi çeken bir yazı var “Ahmet Şerif İzgören‘in kitaplarından herhangi birini okudunuz ve beğenmediyseniz, iade edebilir ve ödediğiniz ücreti yayın evinden geri alabirlirsiniz.”

Ayrıca  bu kitabın geliri Türkiye Uğur Böcekleri Derneği‘ne bağışlanıyor.

Fazlasıyla hayatında içinde belki kendinizden de bişeyler bulabileceğiniz yaşamdan kesitler gerçek olaylar içerekn bir kitap alıp pişmanlık hissetmiyeceğiniz tavsiye edilen bir kitap..

İyi okurlar..

 

Konu Başlıkları:

  • ahmet şerif izgören makaleleri
  • ahmet şerif izgören güncel yazılar
  • şerif izgören makale yazıları

10

Ekim
2011

Uğur Mumcu’yu Kim Öldürdü?

Yazar: kmkerol  |  Kategori: Kitap Tanıtımları  |  Yorum: Yok   |  

Bu kitap, birtakım iddialardan oluşmuyor ya da bilinen soruları gündeme getirmiyor. Bir yargı da ileri sürmüyor. Umut Operasyonu sürecinde yaşananları gözler önüne seriyor sadece… Ama tüm yönleriyle, ayrıntılarıyla ve belgeleriyle… (Arka Kapak)

Boyut : 155-245
Sayfa Sayısı : 643
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2011-8
Kapak Türü : Karton
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe

10

Ekim
2011

İskender – Elif Şafak

Yazar: kmkerol  |  Kategori: Kitap Tanıtımları  |  Yorum: Yok   |  

Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır… En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe… Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe… Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece.

10

Ekim
2011

İslamın Geleceği

Yazar: kmkerol  |  Kategori: Kitap Tanıtımları  |  Yorum: Yok   |  

Wilfred Blunt, zengin bir İngiliz ailenin oğluydu. Din eğitimi aldı. Edebiyata ilgi duydu. Diplomat olarak çalıştı. Byronın torunuyla evlendi. Ağabeyinin ölümü üzerine diplomatlığı bıraktı ve aile yadigârı malikâneye yerleşti. Burada karısıyla beraber altı yıl etliye sütlüye bulaşmadan yaşadı. Ancak 1875 yılında birden bire bu monoton hayattan sıyrıldı ve İspanyadan Cezayire, Küçük Asyadan Mısıra, Mezopotamyadan İrana ve hatta Arabistanın ıssız Bedevi çöllerine kadar geniş bir coğrafyayı dolaştı. Buralardaki gözlemlerinin ilk meyvesi, bu kitaptır: İslamın Geleceği. Darwini okuduktan sonra Katolik inancından vazgeçen Blunt, İslamı kabul etme noktasına kadar geldi. Osmanlı İmparatorluğunun etkisinden kurtarılan ve Arapların egemenliğinde tesis edilen bir hilafet fikri geliştirdi. Edward Saide göre Blunt, on dokuzuncu yüzyıl oryantalistlerinin en anlayışlısıydı. Bluntı İngiliz aristokrat ve entelektüel çevrelerinde yaramaz çocuk yapan neydi? İrlanda konusunda Keltleri destekleyen ilk İngiliz olması mı? Mısırdaki İngiliz işgaline karşı takındığı tutum mu? Muhammed Abduh ve Cemaleddin Afgani gibi reformcu İslam bilginleriyle yakın ilişkisi mi? Yoksa bütün bunların ve ona modern Casanova yakıştırmalarına sebep olan aşk maceralarının toplamı mı? Dünyanın geri kalmış milletlerini, özellikle Asya ve Afrikadakileri, Avrupaya kölelikten kurtarmaya çalıştığını söyleyen bu İngiliz asilzadesi, Ortadoğu, İslam, oryantalizm ve tarih gibi konular üzerinde çalışanların dikkatlerinden kaçıramayacağı bir figür. Gladstone, Cromer, Mısır Hidivi, Afgani, Abduh, Arabi gibi çok farklı isimlerle dostluğu olan ve Osmanlı Padişahı Abdülhamidle birkaç defa yüz yüze görüşen bir İngilizin kendi kamuoyuna yabancı bir dünyayı anlattığı İslamın Geleceği adlı bu çalışma ilginç tartışmalara kapı açmaktadır.

13 Sayfada 1. Sayfa12345...Son »

© Tüm Hakları Saklıdır - Genel Blog
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.