15
Kasım
2011

Öfke diğer duyguların aksine en güçlü ve en etkili duygudur. Öfkeyi kontrol edebilmek yine aynı derecede zor ve sıkıntı vericidir. Tüm bireyler hayatlarının belirli dönemlerinde sıkça öfke sorunları yaşamakta ve kontrol sorunuyla karşılaşmaktadır.
Öfke, bireylerde ailevi, arkadaş çevresi ya da benzer ortamlarda oluşabildiği gibi tamamen ve istemsizce ortaya çıkabilmektedir. Örnek vermek gerekirse sırrınızı paylaştığınız bir kişinin hiçbir neden gözetmeksizin bunu afişe etmesi sizin kontrolden çıkmanıza neden olabilir. Duyduğunuz öfke sonucu bazı belirtiler ortaya çıkabilir.
Aşırı öfke durumunda yoğun karın ağrıları, istemsiz ağlama, ya da elinize geçen her şeyi parçalama istediği ortaya çıkabilir. Bu gibi sorunlar karşısında, panik ya da pişmanlık duygusuna kapılmak yerine daha dikkatli davranmanız gerekmektedir. Dikkat etmeniz gereken bazı hususlar ise;
Sessiz kalmanız öfke kontrolü sırasında önemli etkenlerden birisidir. Susmanız bazen tek yol olarak görünse de vakitsiz bir konuşma ters etkiler yaratabilir. Sessiz kalmak gibi, bazen de haykırma isteğiniz hiddetinizi içinizde saklamak ile çözümlenebilir. Sonuç olarak algılarınız ve ortaya çıkan sonuçlar sizin çocukluğunuzdan yetişkin olduğunuz döneme kadar yetişme biçiminizle alakalıdır.
Size öğretilen öfkenizi saklamanız ise hiddetiniz boyutu her ne olursa olsun dışarı yansıtamazsınız. Öfkenizi dışarı vurmanız durumunda oluşabilecek zarar tahminleriniz içerisinde yer almayabilir. Unutmamanız gereken şey ise;
Unutmamanız gereke en önemli şey ise öncelikle kendinize değer vermeniz ve önemsemenizdir.
Öfke kontrolü için 8 altın kural
Öfkenize sebep olan şey her ne ise karşı saldırıya geçmeden önce sakin bir kafayla düşünebilmek önemlidir. Duygularınızı ifade ettiğiniz sürenin uzaması size zaman kazandıracak ve daha mantıklı kararlar alabileceksiniz.
Birinci kural öfke duymanıza sebep olan şeyi iyi incelemeli, bunu en net şekilde ifade etmeniz gerekmektedir. Sürekli sinirli oluşunuz yanlış anlaşılmanıza ve durumun daha kötü bir hal almasına neden olacaktır.
İkinci kural ise durumunuzu çaresiz olarak göstermek yerine daha sade olarak yansıtın. Abartmayın ve uzatmayın. Yalın ve sade olun.
Üçüncü kural, geçmişi tekrar etmek ya da sürekli gündeme getirmek yerine hitap ettiğiniz kişinin de duygularını göz önüne getirin. Karşı tarafı direk suçlamak yerine daha ılımlı yaklaşın.
Dördüncü kural, incitmeyin incinmeyin. Öfkenizi saldırarak dile getirmek yerine kırmadan ve üzmeden dile getirin.
Beşinci kural kişilere saldırmadan önce sizi inciten davranışlarını söyleyin ve düzeltmesi için rica edin. Sorunu daha esprili bir yaklaşım içerisinde çözmeyi deneyin.
Altıncı kural, bağırıp çağırmak yerine karşınızdaki kişiye saygı duyduğunuzu hissettirin. Sizin için düşündüklerinin önemli olduğunu hissettirin. Her şeyi söyledikten sonra tepki vermeden ve sözünü kesmeden dinleyin.
Yedinci kural, karşınızdaki kişinin sorunu kaynatmasına ya da değiştirmeye çalışmasına izin vermek yerine konuşma şekline uygun biçimde konu bütünlüğünü sağlayın.
Sekizinci kural, sorumsuz olmak ve saldırmak yerine, olumlu ve yapıcı olmayı tercih edin. Sorunun çözümü için başrolünüzü kaybetmeyin.
Hayır diyemiyor musunuz?
İnsanlar için hayır diyebilmek, evet demekten daha zor bir durumdur. Aslında söylemek kolay olsa da daha sonra duyabileceğiniz pişmanlıklar söyledikleriniz karşısında ezilmenize neden olabilir.
Hayır demeniz insanların sizden uzaklaşacağı anlamına gelmediği gibi sizde, olumsuz etkiler meydana getirebilecektir. Hayır, sözcüğü insanlar üzerinde genellikle olumsuz bir izlenim yaratmaktadır. Çocukken telaffuzu kolay olan bu sözcük sonucunda cezalar almanız ve hayır kelimesinden uzaklaşmanız olası durumlardan bir tanesidir.
Hayır, sözcüğü sizde suçluluk duygusu uyandırabilir. İyi insanlar genellikle bizde şu izlenimleri bırakmaktadır.
Hayır, sözcüğünü her kullandığınızda suçlu olduğunuz hissine kapılabilirsiniz. Hayır, sözcüğünü kullanmadan önce nedenlerinizi açıklamanız, alacağınız olası bir tepkiyi önceden yumuşatacaktır. Sizin yapacağınız açıklamalar sizi yermek yerine daha da yüceltecektir.
İnsanlar genellikle tartışmaktan kaçındıkları için hayır sözcüğü yerine daha kolay olan evet sözcüğünü daha sık tercih ederler. Dikkat etmeniz gereken davranışlarınız ile söylediklerinizin uyum içinde olması gerektiğidir. Söylemek istediklerinizin davranışlarınız ile ters düşmesi durumunda bu sizin tutarsızlığınız gibi bir sonucu ortaya çıkaracaktır.
Sonuç itibariyle unutmamanız gereken nasıl hayır demeniz gerektiğidir. Hızlı ve tek seferde vereceğiniz hayır, sizi büyük bir eziyet ve yük altından kurtaracaktır.
10
Kasım
2011
Eleştirilere karşı tahammül edebilme
Düşünceleriniz ya da fikirleriniz değer görmüyor olabilir. Hatta kimi zaman yoğun eleştiri altında kalabilirsiniz. Kendinize duyduğunuz güven bu eleştiriler karşısında yerle bir olabilir. Eleştiriler karşısında;
Öfkesini kontrol edemeyen kişiler, eleştiriye tahammül edemeyebilir. Hatta eleştiri karşısında durmaları gereken sınırı da kimi zaman aşabilirler.
Psikolojik açıdan zayıf olan bireyler, eleştiri karşısında en çabuk pes eden gruba girmektedir. Alacakları en ufak saldırıda çok çabuk yılacaklar ve hayatla olan bağlantılarını koparacaklardır.
Bencil olan kişiler ise eleştiriye karşı tahammül düzeyi en yüksek olan grup olmakla birlikte eleştiriye karşı yine en ciddiyetsiz olan kişilerdir.
Size yöneltilen eleştirilere karşı başa çıkabilmek için;
29
Ekim
2011
2011 Matematik 1 Sınıf Soruları Lineer Cebir
1.Matrisin Tersini Bul
2.Determinantaki bilinmeyen elemanı bul
3.A matrisini simetrik ve ters simetrik yaz
4.(ispat sorusu) Matrisin Sağdan Dağılma Özelliğini ispatla